GELDİKLERİ GİBİ GİTTİLER

 

 

 


Artık Çanakkale'den ayrılma zamanı geldi. 
Büyük Komutana doğru yola çıktılar.

Çanakkale "Kuş Bakışı" turları bitmişti. 

Baş Horoz, tüm hikayeyi sessizlik ve merak içinde dinleyen bu çocukları çok sevmişti. Çocukların hepsinin içinde hikayenin başından beri sormak istedikleri bir soru vardı. Baş Horoz gözlerinden bunu anlamıştı. 

"Sormak istediğiniz bir şey var mı?" diye sordu.

Hep bir ağızdan Baş Horoz'a;

"BÜYÜK ÖNDER ULU KOMUTAN'I nasıl daha iyi tanıyabiliriz?" diye sordular. 

Baş Horoz bu soruya böyle cevap verdi;

"Çiftliğin kuruluşundan bugüne kadar, Beyaz Güvercin'lerin düzenledikleri 'Kuş Bakışı' turlarına katılmak için binlerce çocuk geldi. Hepsi de BÜYÜK ÖNDER ULU KOMUTAN'I merak ettiler. Onu daha iyi tanımak istediler. Bugün için ders çıkarmaya istediler. Ancak unutmayınız ki, bu, hikayenin tamamı değil. Çanakkale Çiftliği ruhunu tam olarak anlayabilmek ve tarihimizin tamamını öğrenmek istiyorsanız, o anlayışı taşıyan her şeyin olduğu bir yeri daha ziyaret etmelisiniz. Artık hikayenin başlangıcını öğrendiniz. Devamı için Anıtkabir'i ziyaret edeceksiniz ve Büyük Komutanımızın bizim için neler yaptığını öğreneceksiniz. Biz sizden bunu bekliyoruz." 

 



 

  Anıtkabiri ziyaret ederek, 
Büyük Komutanımızın bizim için neler yaptığını daha iyi öğrenmek için 
lütfen buraya tıklayınız.

 

Anıtkabir'i, Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi'ni gezmeden önce, ulusumuzun ve Türkiye'nin tarihini öğrenmek ve VATAN SAVUNMASINI anlamak için, Atatürk'ün Gençliğe Hitabesini de, tekrar tekrar okumalısınız.

Atatürk'ün Türk Gençliğine Hitabesi
20 Ekim 1927 

Ey Türk gençliği!

Birinci vazifen, Türk İstiklâlini, Türk Cumhuriyeti’ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkan ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr-ü zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.

Ey Türk İstikbalinin evladı! 

İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda, mevcuttur!

* * *



  AnaSayfa için Tıklayınız
  

© 2008 Çanakkale Çiftliği
Her Hakkı Saklıdır
Atatürk Günlüğü | Kriweb Hosting